<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bihter Dinçel &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<atom:link href="https://www.kusuratyayinlari.com/urun-etiket/bihter-dincel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Mar 2022 09:27:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kusuratyayinlari.com/wp-content/uploads/2017/06/kusurat-fovicon.png</url>
	<title>Bihter Dinçel &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Keşke Unutsam</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/keske-unutsam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 21:39:08 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=6612</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center"><b><i>“Elinde tutmuş olduğun kitabı bir kuzgun yazdı. Kapakta adı geçen kadın, ben dosyamı kafamda tamamlayınca yazıya dökme konusunda bana yardımcı oldu, o kadar. Emsalim olmadığı için adımı kapağa yazamazlarmış, öyle dediler. Ben bu ‘emsalsizliği’ iltifat olarak kabul ettim efendim ve, ‘Peki tamam, kadının adı olsun!’ dedim. Bu sebeple kapakta Kadının Adı Var.”</i></b></p>
<p class="p2" style="text-align: center"><b><i>Kuzgun. </i></b></p>
<p class="p1">Geçirdiği kaza sonrası hafızasını kaybeden bir kadın, komadan yeni çıkan bir adam ve yıllar yılı hastanenin bahçesinde binbir hikâyeye şahitlik eden bir Kuzgun’un yedi gün, yedi renk macerasına hoş geldiniz! İnsanlar birbirleriyle tanışırken önce isimlerini söylerler, sonra ellerini uzatıp tokalaşırken, “Çok memnun oldum,” derler. Peki bu işteş eylemin tarafları kim olduklarını, geçmişlerini, hatta isimlerini dahi hatırlamıyorlarsa? Onlar ortak kaderlerine ağlamak yerine bunu, hatırlamalarına yardımcı olacak eğlenceli bir oyuna çevirmeye karar verirler: “Senler ve Benler Oyunu.” Her gün aynı bankta, aynı saatte buluşup başka yaşamlara, geçmişlere dahil olurlar.</p>
<p class="p1">Oyuncu ve yazar <b>Bihter Dinçel</b> toplumsal hafızanın süzdüğü tortuların izinde, “neyi”, “nasıl” hatırladığımızı irdeliyor. İncelikli üslubuyla rotasını hepimizin hatırladığı, tanıdık bir geçmişe kırıyor ve  kırılmış hayallere, tamiri mümkün yaralara, hakkıyla yaşanamamış aşklara hak ettikleri itibarı iade ediyor. Eski ve yeninin, hatırlamak ve unutmanın harmonisinin başrolde olduğu <b>Keşke Unutsam</b>’ın tesirli kurgusu, okurunu sonu başka başlangıçlara gebe bir maceraya davet ediyor.</p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keşke Unutsam</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/keske-unutsam-bihter-dincel/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2020 07:10:50 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=6613</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center"><b><i>“Elinde tutmuş olduğun kitabı bir kuzgun yazdı. Kapakta adı geçen kadın, ben dosyamı kafamda tamamlayınca yazıya dökme konusunda bana yardımcı oldu, o kadar. Emsalim olmadığı için adımı kapağa yazamazlarmış, öyle dediler. Ben bu ‘emsalsizliği’ iltifat olarak kabul ettim efendim ve, ‘Peki tamam, kadının adı olsun!’ dedim. Bu sebeple kapakta Kadının Adı Var.”</i></b></p>
<p class="p2" style="text-align: center"><b><i>Kuzgun. </i></b></p>
<p class="p1">Geçirdiği kaza sonrası hafızasını kaybeden bir kadın, komadan yeni çıkan bir adam ve yıllar yılı hastanenin bahçesinde binbir hikâyeye şahitlik eden bir Kuzgun’un yedi gün, yedi renk macerasına hoş geldiniz! İnsanlar birbirleriyle tanışırken önce isimlerini söylerler, sonra ellerini uzatıp tokalaşırken, “Çok memnun oldum,” derler. Peki bu işteş eylemin tarafları kim olduklarını, geçmişlerini, hatta isimlerini dahi hatırlamıyorlarsa? Onlar ortak kaderlerine ağlamak yerine bunu, hatırlamalarına yardımcı olacak eğlenceli bir oyuna çevirmeye karar verirler: “Senler ve Benler Oyunu.” Her gün aynı bankta, aynı saatte buluşup başka yaşamlara, geçmişlere dahil olurlar.</p>
<p class="p1">Oyuncu ve yazar <b>Bihter Dinçel</b> toplumsal hafızanın süzdüğü tortuların izinde, “neyi”, “nasıl” hatırladığımızı irdeliyor. İncelikli üslubuyla rotasını hepimizin hatırladığı, tanıdık bir geçmişe kırıyor ve  kırılmış hayallere, tamiri mümkün yaralara, hakkıyla yaşanamamış aşklara hak ettikleri itibarı iade ediyor. Eski ve yeninin, hatırlamak ve unutmanın harmonisinin başrolde olduğu <b>Keşke Unutsam</b>’ın tesirli kurgusu, okurunu sonu başka başlangıçlara gebe bir maceraya davet ediyor.</p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplu Oyunları 1 &#124; Aşiyan &#8211; Manik Atak &#8211; Ortanca</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/toplu-oyunlari-1-asiyan-manik-atak-ortanca-bihter-dincel/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 21:04:17 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=5941</guid>

					<description><![CDATA[Deniz, Melike, Leyla ve Ayşe Mine… Acının, sancının, adına kader denen her türlü yaranın üstüne toprak atıp tohum eken kadınlardı. Hepsinin hikâyesi bambaşka olsa da yükleri ağır, yokuşları fazlaydı. Yolculuğa ortak olan her ne varsa geçmiş ve geleceğe dair, sırtlarından bir bir inecek, yangın yerinde yeşeren bir ormana dönüşecekti.

Oyuncu ve yazar Bihter Dinçel birbirinden renkli karakterlerin hikâyelerinin peşinden gittiği Ortanca (2012), Aşiyan (2016) ve Manik Atak (2018) adlı oyunlarını bir araya getiren Toplu Oyunları I ile okuruna bambaşka bir deneyiminin anahtarını sunuyor.

Dört duvarı, Aşiyan’ı olan Deniz… Eski hikâyeleri, çiçekleri ve plaklarıyla, babaannesinin öğrettiği gibi yaşamaya ve mutlu olmaya gayret eden, dirençli ve güçlü bir kadındı o. Babasının anlattığı masallara inanırmış lakin artık masallara inanmıyordu. Çünkü babası öldürülen çocuklar masallara inanmazdı. Çünkü o bomba bir kez daha patlamıştı, Deniz aşiyanına kapanmıştı. “Aşiyan”, yarattığımız duvarları vura vura yıkmanın coşkusunu kalbinizde hissettirecek!

Kariyerinin zirvesinde, yetenekli bir oyuncu Melike. İlk tiyatro oyununun ilk provasında Leyla’yla tanıştığında kendini çocukluk ve gençlik travmalarının merkezinde bulacağını düşünmemişti. Çünkü kırılmış bir kadındı Leyla da. Onun da hüzünleri, sırları, hevesleri, yaşanmamış yılları vardı. “Manik Atak”, sürprizleriyle ve coşkusuyla, içinizdeki dönme dolapları harekete geçirecek!

Ataerkil bir ailenin ortanca çocuğu olarak büyümüş, herkese yardım eden ancak kendi yaşamını ıskalamış, yaşam koçu olan bir kadındı Ayşe Mine Salihoğlu. Başka bir deyişle, “Koçum Abla.” Her zaman olduğu gibi o gün seminerde konuşmacı olarak yer alacak; insanlara, yüzlerini güneşe dönmelerini söyleyecekti. Ama bu defa işler tahmin ettiği gibi gitmeyecekti. Sahneye çıkmadan saniyeler önce aldığı telefonla seminerin, belki de yaşamının seyri değişecekti… “Ortanca”, kendi kabuğunuzu kırmanızı, görünmezlik pelerinini üzerinden atmanızı sağlayacak!]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
