<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öykü &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<atom:link href="https://www.kusuratyayinlari.com/urun-etiket/oyku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Feb 2025 14:22:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kusuratyayinlari.com/wp-content/uploads/2017/06/kusurat-fovicon.png</url>
	<title>Öykü &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Birdenbire</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/birdenbire-hilal-selvi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 07:49:07 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9480</guid>

					<description><![CDATA[<em>Hayal kurmaktan ve mutlu sonlara inanmaktan vazgeçmeyenlere...</em>

Güneş <em>birdenbire</em> yüzüne vurduğunda gözlerini ivedilikle kırpıştırır insan, ışıkla henüz tanışmış bir bebek gibi hayrete düşer her defasında. Geceler boyu uyku tutmadan bekleneni de aklının ucundan dahi geçmeyeni de aynı şaşkınlıkla karşılamakla mükelleftir. Bütün bir ömrü vurgun yemeden geçirmenin imkânsızlığına tutunur, aniden yere çakıldıktan sonra bir güçle ayaklanmanın keyfini çıkarırız kimi zaman. Kolay iş değildir, önümüze çıkan engelleri bir bir aşarak yola devam etmek. Tam da bu yüzden mutluluğu çıplak ayaklarla toprağa basmakta, bir atın yelesini sevmekte, rutinleşmiş hayata eklenen küçük bir ıslık sesinde, sıcacık bir ekmekten koparılan bir ısırıkta ve şüphesiz vuslat hayali kurulan sevgiliye uzaktan göz süzmekte ararız.

Hilal Selvi, Birdenbire ile sizleri kendinizi cızırtılı radyonun eşliğinde az demli paşa çayı içtiğiniz eski günlere, uzunca ve çetin bir yolun sonunda eve varmış gibi hissedeceğiniz, aslında çok tanıdık olduğunuz bir yolculuğa davet ediyor. Çünkü Birdenbire; geçmişe özlem duyanların, doğduğu yeri yazgısı sayanların, bir karıncayı incitmenin vicdanını yıllarca sinesinde taşıyanların, masumiyetini kaybetmek istemeyenlerin, sevdikleri tarafından görülmeden aynada kendi aksini göremeyenlerin hikâyesi.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birdenbire</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/birdenbire/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 07:22:03 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9477</guid>

					<description><![CDATA[<em>Hayal kurmaktan ve mutlu sonlara inanmaktan vazgeçmeyenlere...</em>

Güneş <em>birdenbire</em> yüzüne vurduğunda gözlerini ivedilikle kırpıştırır insan, ışıkla henüz tanışmış bir bebek gibi hayrete düşer her defasında. Geceler boyu uyku tutmadan bekleneni de aklının ucundan dahi geçmeyeni de aynı şaşkınlıkla karşılamakla mükelleftir. Bütün bir ömrü vurgun yemeden geçirmenin imkânsızlığına tutunur, aniden yere çakıldıktan sonra bir güçle ayaklanmanın keyfini çıkarırız kimi zaman. Kolay iş değildir, önümüze çıkan engelleri bir bir aşarak yola devam etmek. Tam da bu yüzden mutluluğu çıplak ayaklarla toprağa basmakta, bir atın yelesini sevmekte, rutinleşmiş hayata eklenen küçük bir ıslık sesinde, sıcacık bir ekmekten koparılan bir ısırıkta ve şüphesiz vuslat hayali kurulan sevgiliye uzaktan göz süzmekte ararız.

Hilal Selvi, Birdenbire ile sizleri kendinizi cızırtılı radyonun eşliğinde az demli paşa çayı içtiğiniz eski günlere, uzunca ve çetin bir yolun sonunda eve varmış gibi hissedeceğiniz, aslında çok tanıdık olduğunuz bir yolculuğa davet ediyor. Çünkü Birdenbire; geçmişe özlem duyanların, doğduğu yeri yazgısı sayanların, bir karıncayı incitmenin vicdanını yıllarca sinesinde taşıyanların, masumiyetini kaybetmek istemeyenlerin, sevdikleri tarafından görülmeden aynada kendi aksini göremeyenlerin hikâyesi.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söz Uçar Hasar Kalır</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/soz-ucar-hasar-kalir-devrim-yakut/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 08:57:15 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9448</guid>

					<description><![CDATA[Geçmişin uçsuz bucaksız denizlerinde birikmiş anılar birer çakıltaşına dönüşür zaman zaman. Her biri benzersiz güzellikte, birbirinden farklı ve köşeleri ara sıra kalbi acıtan... Bir deniz kenarındaki kayalıklarda, yıllar önce mürekkebi gözyaşıyla akıtılmış mektupta, kavurucu yaz sıcağında edilmemiş bir vedada, dilenmemiş özürlerde, tanık olunan o son nefeslerde oluşmuştur her biri. Ve unutmamak gerek: Gerçekleşmemiş bir veda, söylenmemiş sözler, görülmemiş hesaplar varsa hayatta; sakince bekler hepsi, günü geldiğinde tamamlanmak için. Nihayetinde çok acıtsa da kalbi, bir parça alıp götürse de her hikâye bir şekilde sonlanır; kapatılması gereken hesaplar kapatılır, edilmesi gereken vedalar edilir, dilenmesi gereken özürler dilenir. Dünyanın küçüklüğünün getirdiği tesadüfler silsilesi şaşırtır bizleri. Tüm bunların içinde ise söz uçar, hasarı kalır kalplerde. Kalplere mıhlanan bu hasar ise dönüştürür, büyütür, yeri gelir gülümsetir insanı; artık bir parçası olmuştur çünkü...

Oyuncu ve yazar Devrim Yakut’un hayatın içinden öyküleri bir hikâye avcısı ihtimamıyla bir araya getirdiği eseri Söz Uçar Hasar Kalır dingin ve akıcı üslubuyla kalplerinizdeki çakıltaşlarını birer güvercine çevirip özgürlüğüne kavuşturacak.
Söz Uçar Hasar Kalır: Adı konmamış duyguların, kabuk tutmamış yaraların, unutulmamış aşkların, her şeye rağmen içinde iyileşme ümidini her daim taze tutan ruhların kitabı…]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söz Uçar Hasar Kalır</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/soz-ucar-hasar-kalir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 08:32:55 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9445</guid>

					<description><![CDATA[Geçmişin uçsuz bucaksız denizlerinde birikmiş anılar birer çakıltaşına dönüşür zaman zaman. Her biri benzersiz güzellikte, birbirinden farklı ve köşeleri ara sıra kalbi acıtan... Bir deniz kenarındaki kayalıklarda, yıllar önce mürekkebi gözyaşıyla akıtılmış mektupta, kavurucu yaz sıcağında edilmemiş bir vedada, dilenmemiş özürlerde, tanık olunan o son nefeslerde oluşmuştur her biri. Ve unutmamak gerek: Gerçekleşmemiş bir veda, söylenmemiş sözler, görülmemiş hesaplar varsa hayatta; sakince bekler hepsi, günü geldiğinde tamamlanmak için. Nihayetinde çok acıtsa da kalbi, bir parça alıp götürse de her hikâye bir şekilde sonlanır; kapatılması gereken hesaplar kapatılır, edilmesi gereken vedalar edilir, dilenmesi gereken özürler dilenir. Dünyanın küçüklüğünün getirdiği tesadüfler silsilesi şaşırtır bizleri. Tüm bunların içinde ise söz uçar, hasarı kalır kalplerde. Kalplere mıhlanan bu hasar ise dönüştürür, büyütür, yeri gelir gülümsetir insanı; artık bir parçası olmuştur çünkü...

Oyuncu ve yazar <strong>Devrim Yakut</strong>’un hayatın içinden öyküleri bir hikâye avcısı ihtimamıyla bir araya getirdiği eseri <strong>Söz Uçar Hasar Kalır</strong> dingin ve akıcı üslubuyla kalplerinizdeki çakıltaşlarını birer güvercine çevirip özgürlüğüne kavuşturacak.

<strong>Söz Uçar Hasar Kalır</strong>: Adı konmamış duyguların, kabuk tutmamış yaraların, unutulmamış aşkların, her şeye rağmen içinde iyileşme ümidini her daim taze tutan ruhların kitabı...]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/ya-bir-gun-kavanoz-kapaklari-biterse-seyma-cekici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 08:18:14 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9444</guid>

					<description><![CDATA[YALNIZ DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ...

Başkalarının hayatında yalnızca tanıdık bir yüzken, şanslıysak kendi hayatımızın başrolü oluruz. Fakat bazen kendimizle öyle çetin bir hesaplaşmaya gireriz ki kendi hikâyemizde dahi gitgide silikleşiriz. Ama bu hikâyelerde umutsuzluğa yer yok! Hayatı ister görkemli bir sahnenin suratımıza vuran ışıkları altında yaşayalım, ister tıngır mıngır giden külüstür bir minibüsün mülayim yolcusu olalım... Her halükârda birbirimize görünmez sicimlerle bağlıyız, birbirimizin yaşamlarına değdiğimiz kısa anlar sayesinde anlam bulur, gökyüzü altında var olan her rengin eşsiz tonlarını görme fırsatına nail oluruz.

Kışı çıkaracak kadar umudumuz, korktuğumuzda elini tuttuğumuz çocukluğumuz, kötü hatıraları silip yerine güzellerini koymayı görev edinen sevdiklerimiz, bir başımıza kalmayacağımıza duyduğumuz inancımızla varız. Önü denize, sırtı yaman dağlara bakan, sıcacık insanların yaşadığı komşu köylere konuk olmaya hazır mısınız?

Şeyma Çekici’nin aniden çıkagelen komşunun getirdiği bir demlik çayın sıcaklığındaki öyküleri Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse’de bir araya geldi.
Hayallerini fındık dallarında, rahatsız etmesin diye etiketi kesilmiş bebek tulumlarında, hiç tadına bakılmamış tüp çikolatalarda, sofraya sayıyla konmuş zeytin tanelerinde, hâl hatır soran bir tanıdığın samimi sohbetinde ve pek tabii gıcır gıcır kavanozlarda saklayanların hikâyesi.
<p style="text-align: center;">
<em>˝Bizim oralarda komşunun bir gün sesi çıkmazsa bir şey mi oldu diye kapısı çalınır, çocuklar uzun süre ağlasa yardıma ihtiyacın var mı diye sorulur, çocuklar gülüşse oynaşsa bizim de evimiz şenleniyor diye sevinilir.˝</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/ya-bir-gun-kavanoz-kapaklari-biterse/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 07:45:31 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9441</guid>

					<description><![CDATA[YALNIZ DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ...

Başkalarının hayatında yalnızca tanıdık bir yüzken, şanslıysak kendi hayatımızın başrolü oluruz. Fakat bazen kendimizle öyle çetin bir hesaplaşmaya gireriz ki kendi hikâyemizde dahi gitgide silikleşiriz. Ama bu hikâyelerde umutsuzluğa yer yok! Hayatı ister görkemli bir sahnenin suratımıza vuran ışıkları altında yaşayalım, ister tıngır mıngır giden külüstür bir minibüsün mülayim yolcusu olalım... Her halükârda birbirimize görünmez sicimlerle bağlıyız, birbirimizin yaşamlarına değdiğimiz kısa anlar sayesinde anlam bulur, gökyüzü altında var olan her rengin eşsiz tonlarını görme fırsatına nail oluruz.

Kışı çıkaracak kadar umudumuz, korktuğumuzda elini tuttuğumuz çocukluğumuz, kötü hatıraları silip yerine güzellerini koymayı görev edinen sevdiklerimiz, bir başımıza kalmayacağımıza duyduğumuz inancımızla varız. Önü denize, sırtı yaman dağlara bakan, sıcacık insanların yaşadığı komşu köylere konuk olmaya hazır mısınız?

Şeyma Çekici’nin aniden çıkagelen komşunun getirdiği bir demlik çayın sıcaklığındaki öyküleri Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse’de bir araya geldi.
Hayallerini fındık dallarında, rahatsız etmesin diye etiketi kesilmiş bebek tulumlarında, hiç tadına bakılmamış tüp çikolatalarda, sofraya sayıyla konmuş zeytin tanelerinde, hâl hatır soran bir tanıdığın samimi sohbetinde ve pek tabii gıcır gıcır kavanozlarda saklayanların hikâyesi.
<p style="text-align: center;">
<em>˝Bizim oralarda komşunun bir gün sesi çıkmazsa bir şey mi oldu diye kapısı çalınır, çocuklar uzun süre ağlasa yardıma ihtiyacın var mı diye sorulur, çocuklar gülüşse oynaşsa bizim de evimiz şenleniyor diye sevinilir.˝</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/o-zaman-gercegi-nasil-ogrenecegiz-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2021 12:51:21 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=8083</guid>

					<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><em>Nostaljik tınısıyla geçmişle şimdinin bağını kuran, yıkılan köprüleri onarıp çocukluğun saf ve içten alanını gezintiye çıkan öyküler… Çocuksu coşkuların, dikiş tutmayan ne varsa bir bir onarmanın kitabı! </em></strong></p>
Yaşamımızın sayfalarını çevirirken çocukluğumuza dair olanları koparıp bir kenara koyarız. O sayfalara yeniden bakmak uzun süre aklımıza gelmez. Oysa çocukluğumuz, bizi biz yapan anlar bütünüdür aslında. Biz ne kadar geçmişte kaldığını düşünsek de hiç beklemediğimiz bir anda çıkan rüzgâr tüm sayfaları savurur, önümüze getirir. Unuttuk sandığımız, şefkate ihtiyaç duyduğumuz en zayıf anları; anne-babamızla vakit geçirebilmek için beş dakikanın hesabını yaptığımız günleri; çocukluğa özgü, acımasızlığa varan umursamazlıkla bir oyunu kazanmak için gösterdiğimiz çabaları; öylesine söylesek de hâlâ içimizi kemiren o yalanı, ümidimizi hep diri tutan ufacık gülümsemeyi hatırlatır. O sayfaları tekrar tekrar okudukça anlarız; çocukken kurduğumuz bağların yetişkin yaşamımızdaki yansımalarını, attığımız ilk adımları nasıl şekillendirdiğini ve o adım atma dürtümüzün nereden geldiğini...

<strong>Şeyma Ünal</strong>, yaşama muzip bir kız çocuğunun gözünden baktığı kitabı <strong>O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz</strong>’in nostaljik tınısıyla geçmişle şimdinin arasındaki perdeyi aralıyor, dikiş tutmayan ne varsa tek tek onarıyor. Haydi, çocukluğun anlık telaşlarını yetişkinliğin temkinli adımları eşliğinde hatırlayalım!]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/o-zaman-gercegi-nasil-ogrenecegiz/</link>
					<comments>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/o-zaman-gercegi-nasil-ogrenecegiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2021 12:16:01 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=8074</guid>

					<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><em>Nostaljik tınısıyla geçmişle şimdinin bağını kuran, yıkılan köprüleri onarıp çocukluğun saf ve içten alanını gezintiye çıkan öyküler… Çocuksu coşkuların, dikiş tutmayan ne varsa bir bir onarmanın kitabı! </em></strong></p>
Yaşamımızın sayfalarını çevirirken çocukluğumuza dair olanları koparıp bir kenara koyarız. O sayfalara yeniden bakmak uzun süre aklımıza gelmez. Oysa çocukluğumuz, bizi biz yapan anlar bütünüdür aslında. Biz ne kadar geçmişte kaldığını düşünsek de hiç beklemediğimiz bir anda çıkan rüzgâr tüm sayfaları savurur, önümüze getirir. Unuttuk sandığımız, şefkate ihtiyaç duyduğumuz en zayıf anları; anne-babamızla vakit geçirebilmek için beş dakikanın hesabını yaptığımız günleri; çocukluğa özgü, acımasızlığa varan umursamazlıkla bir oyunu kazanmak için gösterdiğimiz çabaları; öylesine söylesek de hâlâ içimizi kemiren o yalanı, ümidimizi hep diri tutan ufacık gülümsemeyi hatırlatır. O sayfaları tekrar tekrar okudukça anlarız; çocukken kurduğumuz bağların yetişkin yaşamımızdaki yansımalarını, attığımız ilk adımları nasıl şekillendirdiğini ve o adım atma dürtümüzün nereden geldiğini...

<strong>Şeyma Ünal</strong>, yaşama muzip bir kız çocuğunun gözünden baktığı kitabı <strong>O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz</strong>’in nostaljik tınısıyla geçmişle şimdinin arasındaki perdeyi aralıyor, dikiş tutmayan ne varsa tek tek onarıyor. Haydi, çocukluğun anlık telaşlarını yetişkinliğin temkinli adımları eşliğinde hatırlayalım!]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/o-zaman-gercegi-nasil-ogrenecegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutlu Kemikler</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/mutlu-kemikler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2021 09:20:35 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=7624</guid>

					<description><![CDATA[Büyük bir bezginlikle kazıdın kendini yataktan ve onu, cinayet mahallini terk eder gibi bırakıp çıktın evden. Mesaine başlamak üzere pek de huzurlu olmayan bir yolculuğa çıktın. “Az bir nefes alayım, ferahlayayım,” derken taksitlere girdin, Zeytinburnu’nda 2+1 ev alma fikri nasıl da iyi geldi… Yetmedi kuyruklarda boy gösterdin, bir yerden bir yere ulaşmak için gereksiz mesafeler kat ettin, yokuşlar aştın; işyerinde deliler gibi çalışırken mesainin bitimine az bir vakit kaldığını bilmek hayata bağladı seni. Emeklilikte yaşa takılacağın günlerin gelmesini diledin bir an evvel, bugünleri hızlandırılmış bir şekilde geçmek hiç de fena olmazdı. Şu pek de sevimli olmayan dünyaya son selamını çakmadan önce mutlu etmek istedin naif kalbini. Mutsuzluktan da ölmedin ama.

<strong>Kaan Burak Şen</strong>’in absürdlükle donattığı kaleminden süzülen öykülerden oluşan <strong>Mutlu Kemikler</strong> sevgiye, yolculuklara, intiharlara, aşka ve mutluluğa dair düşüncelerinizi tersyüz etmeye geliyor!]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aklımın Aynalı Çarşısı</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/aklimin-aynali-carsisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Aksak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2021 12:58:23 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=7567</guid>

					<description><![CDATA[Bazen uzun uzun baktık aynalara, gözlerimizin söylediklerini anlamak için. Bazen de başka hayatlardaki yansımalarımızı görmeye niyetlendik. Hatta başkalarının hayatlarındaki akislerimizi görürsek daha iyi hissedeceğimizi düşündük belki, birbirimizi acılarımızdan tanırsak hafifleyeceğimize inandık… Biz onun karşısında öylece dururken kendi sırrını döktü ayna, koca koca ömürler geçti içinden. Farkında olmadan kapıldık gittik aynadan geçen ömürlere; ağlamanın, mücadelelerin, kahkahaların, dostluğun, kültürün, kimliğin, kadın olmanın kısacası yaşanmışlıkların ağırlığını hissederek. Oysa hayattan söke söke aldıklarımızla; sustuklarımız, kahkahalarımız, aşklarımız, kök saldıklarımız, gittiklerimiz, sevinçlerimiz, acılarımız ve tutkularımızla insandık. Ve farkında olarak ya da olmayarak heybemizde toplamıştık yaşanmışlıkların bıraktığı iyi kötü tüm izleri. Hatta zaman zaman heybemizde biriken bu yaşanmışlıkları taşımakta zorlanıp anlatmak istedik, ruhumuz hafiflesin diye.

Oyuncu ve yazar <strong>Devrim Yakut</strong> bir koleksiyoner titizliğiyle topluyor gündelik hayatın içindeki o sıradan, bir o kadar da sıradışı hikâyeleri. <strong>Aklımın Aynalı Çarşısı</strong> ile birer köşesinden iliştiğiniz tüm hayatlara temas ettiğinizi hissedecek, dingin bir üslupla kaleme alınmış bu hikâyelerde kendi akislerinize rastlayacaksınız. Her karakteri acılarından ve sevinçlerinden tanıyıp uzun zamandır görüşmediğiniz eski bir dostla sohbet ediyormuş gibi hissedeceksiniz.]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
