<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikoloji &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<atom:link href="https://www.kusuratyayinlari.com/urun-etiket/psikoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 09:06:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kusuratyayinlari.com/wp-content/uploads/2017/06/kusurat-fovicon.png</url>
	<title>Psikoloji &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Benliğin Kıyısında: Terapi Odası Hikâyeleri</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/benligin-kiyisinda-terapi-odasi-hikayeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:01:37 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9613</guid>

					<description><![CDATA[Kimi zaman çok zorlu ve engebeli yollardan geçtiğimizi düşünürüz. Hayatın bizi sınadığını hissettiğimiz anlarda gücümüzün tükendiğine inanırız. Halbuki hissettiklerimizde yalnız değilizdir. Farklı hayatlarda, farklı hikâyelerde bizimkine benzeyen sorunlarla mücadele eden pek çok insan vardır. Belki hiç yan yana gelmeyiz ya da isimlerini bilmeyiz ama fark etmeden aynı paydada buluşuruz o insanlarla çünkü yolumuz hep aynı soruya çıkar: “Ben ne zaman kayboldum?”

Sevilmek için fazla fazla verip adım adım kendini eksilten, anlaşılmak için hep susan, güçlü görünmek için çok yorulan insanlar… Çocukken anne ve babasından alamadığı sevgiyi yetişkinlikte romantik bir ilişkide arayanlar, bu arayışta hep aynı duvarlara çarpanlar, sevgi açlığıyla kendini yapmam dediği her şeyi yaparken bulanlar, uyumu sevgi, kontrolü güven sanıp bir ilişkinin içinde yalnız kalanlar… Terapi odası birbirinden farklı insanları, birbirinden farklı hayatları konuk ediyor sırlarla kaplı duvarları arasına. Kaygılı bir annenin, ettiği duayı tekrar tekrar sayan, her şeyi kontrol ederse mutlu olacağına inanmış oğlu, bir anne ve babanın kırık dökük evliliğinin psikolojik mirasını kalbinde taşıyan, görülmek isteyen küçük bir kız çocuğu, “El âlem ne der?” diye düşünmeden edemediği için mutsuz bir evliliği yıllarca sürdüren o kadın. Hepsini tanıyorsunuz, hepsi sizden birer parça taşıyor.

<strong>Uzman Klinik Psikolog Güneş Altun</strong> sizi kendinize uzanan bir yolculuğa davet ediyor. <strong>Benliğin Kıyısında: Terapi Odası Hikâyeleri</strong>’ni okurken fazla fedakârlığın nasıl görünmezliğe dönüştüğünü, çocukken öğrenilen sevgi biçimlerinin yetişkin ilişkilerine nasıl sızdığını, özşefkat eksikliğinin insanı kendinden nasıl uzaklaştırdığını, kaygılı bağlanmanın ilişkiyi nasıl yönettiğini, bizi üzeceğini bildiğimiz insanlara neden ısrarla kapıldığımızı, insanı en çok yıpratan şeyin zorluklar değil; zorluklar karşısında kendinin arkasında durmaması olduğunu anlayacaksınız. Doğduğu evde duygularıyla temas etmeden büyüyen bir çocuk yetişkin olduğunda bu dili anlamakta zorlanır. Haliyle anlayamadığı şeyi bastırır. Ve bastırdıkça kendi sesinden biraz daha uzaklaşır. <strong>Benliğin Kıyısında</strong> sizi terapi odasından başlayıp kendinize varan bir yolculuğa çıkaracak, hikâyeleri tamamladığınızda kendinizle temasa geçmenin eşsiz mutluluğunu yaşayacaksınız. Çünkü iyileşmek bir varış değil; her gün kendinize yaklaşmakla ilgili bir yolculuktur.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaygıyla Yaşam(a) Rehberi</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/kaygiyla-yasama-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 08:34:51 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9606</guid>

					<description><![CDATA[Anksiyete hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır ve kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereklidir. Hepimiz gündelik hayatımızın belli anlarında anksiyete hissederiz. Aylardır hazırlandığımız o toplantıya giderken, trafikte bir yere yetişmeye çalışırken, romantik ilişkilerde ve dahası pek çok alanda zaman zaman kaygılı hissedebiliriz. Bu kaygının işlevsel olduğunu söylersek, bize “deli” gözüyle bakmazsınız değil mi? Hatta gelin bir adım öteye taşıyalım, anksiyete bazı durumlarda –aldırdığı tedbirler aracılığıyla– olumsuz olasılıklara karşı korur ve aynı zamanda kişilerin hayatlarını sürdürmelerinde oldukça etkili bir role de sahiptir ve bu, anksiyeteyi işlevsel hale getiren yönlerindendir.

<strong>Peki anksiyete yukarıda bahsedilen işlevsel yönlerinin aksine, hayatı ne zaman negatif olarak etkilemeye başlar? Kişilerin hayatlarını nasıl ve hangi sebeplerle negatif olarak etkiler? Kişiler gündelik hayat fonksiyonlarını yerine getiremeyecek kadar, yani tedbir almak için ihtiyaç duyduklarından daha fazla anksiyete hissederlerse neler olur? Hissedilen yoğun ve şiddetli anksiyeteyi yönetmek mümkün müdür? Eğer mümkünse nasıl?</strong>

<strong>Kaygıyla Yaşam(a) Rehberi</strong>, yoğun kaygı ve korku deneyimleyen ve ayrıca bunlarla oldukça yakından ilgisi bulunan “panik atak”lar geçiren kişilerin anksiyeteyi tanımaları ve ondan korkmadan tecrübe etmeleri için yazıldı.

Klinik Psikolog Dr. İlke Kadıoğlu Sienkiewicz ve Klinik Psikolog Elif Nur Çelik, güncel bilimsel veriler ışığında, sahada danışanlarıyla edindikleri deneyimlerin yardımıyla yoğun kaygı ve panik atak bozukluklarından mustarip kişilere yaşadıklarını anlama ve anlamlandırma fırsatı sunuyor. Bu fırsat, iyileşme yolunda hakkı sayılır bir ilk adım…]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Hep Ben?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/neden-hep-ben-selcuk-tokac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 22:15:14 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9584</guid>

					<description><![CDATA[Bu kitabı elinize neden aldınız? Arkasını çevirip bu satırları okuduğunuza göre ilginizi çekmiş, içeriğini merak etmenizi sağlamış olmalı. Siz de hazırsanız bu kitabı almaya karar verme sürecinizi birlikte inceleyelim.

Kitabın adını gördünüz, “İlginç olabilir,” diye düşündünüz ve aldınız. Adını koyamadığınız bir tanıdıklık hissetmiş olabilirsiniz. İşte bu kitap, hiç tanışmamamıza rağmen benzer biçimlerde deneyimleyip adını koyamadığımız bu tanıdıklık hissini derinlemesine incelemek için kaleme alındı. Farkında olduğumuz ya da olmadığımız birçok travmamız, içinde kaybolduğumuzu hissettiğimiz döngülerimiz olabilir. Sürekli aynı hataları yaparız, terk edilmekten delicesine korkarken bizi terk edecek insanlarla birliktelik kurarız, bir kurtarıcının gelip bizi içine düştüğümüz bataklıktan çıkarmasını bekleriz, değersiz hissettiğimizde haddinden fazla tepki veririz. Biz hiçbir eylemde bulunmadığımıza inansak dahi yanlış kişiler hep bizi bulur mesela... Bu döngülerin ardından sıklıkla kendimize sorarız: Neden hep ben? Aslında tüm bunların birer sebebi olabilir, sadece zihnimizin derinliklerinde puslu kalmış noktaları aydınlatmak gerekir belki de...

O halde sayfaları çevirmeye devam edin, hep birlikte travmalarımızı ve döngülerimizi irdeleyelim... Çünkü iyi ya da kötü duygularımız, travmalarımız, döngülerimiz bize aittir ve bizden birer parçadır. Önce sahiplenmeliyiz. İnsan kabullenmediğiyle vedalaşmaz.

Travmalarınızla yüzleşmeye ve döngülerinizden sıyrılmaya hazırsanız başlıyoruz!
<p style="text-align: right;"><em>Klinik Psikolog Selçuk Tokaç’ın kaleminden <strong>Neden Hep Ben</strong>, travmalarımızla yüzleşmemiz ve döngülerimizden sıyrılmamız için bir özgürleşme rehberi olacak.</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygusal Oyunlar</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/duygusal-oyunlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2022 10:30:37 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9547</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Sevilmeyi herkes ister ama bu yolda neler harcadığımızı, nelerden taviz verdiğimizi ve aslında gerçek sevginin ne olduğunu hiç hesaba katmadan ilişkilerin kollarına bırakırız bazen kendimizi. Tükendiğimizde uyanırız.</p>
Sevilmek için çok uğraştığınız oldu mu? Sizi sevdiğini söyleyerek sizden aşırı fedakârlık talep eden biri karşısında kişiliğinizin çok dışında davrandığınız için inanmadığınız bir hayatı yaşadığınızı düşündünüz mü hiç? Sonsuz bir sarmalın içinde kaldığınızı hissettiğiniz halde döngüyü sonlandırmak adına o minicik adımı atmaya çekindiniz mi? Aklımız, mantığımız bize sağlıklı ve mutlu bir ilişkinin o kişiyle mümkün olmayacağını, hiçbir şeyin değişmeyeceğini söylediği halde neden tekrar döneriz?

Sevilmek ihtiyacıyla manipüle edilmiş, gündelik manipülasyonlardan narsistik manipülasyona giden taşlı, engebeli ve kasisli yollarda savrulmuş olabilirsiniz. Sevgi yaşamsal bir ihtiyaçtır ve daima ulaşacağınız bir yerlerde hep var olmaya devam edecektir. Neden bu kadar muhtaç hissettiniz ve sevilme beklentisiyle manipüle edildiniz? Üzerine düşünmeye değmez mi? Sevgide yaralandığınız yeri o kişi iyileştirebilir sanıyorsunuz belki de. Oysa boşluğun sebepleri çok uzak geçmişte. Çocukken ıssız bırakılan kalbinizde. Bugüne ait hiç kimse oranın yarasını onaramaz. Hiç kimse kendi açmadığı yarayı kapatamaz.
<h3><strong>Peki manipülasyonları yapan kişi sizseniz?</strong></h3>
Yalanların kol gezdiği bir dünyaya neden daha fazla katkı sağladığınızı düşünmek ister misiniz? İhtiyaçlarınızı karşılamanın daha direkt, cesur ve adil bir yolu daima vardır. Evet risk içerir ve eliniz boş dönebilirsiniz. Olsun, yeniden denersiniz.

<strong>Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan</strong>, ilişkilerin en çok yara aldığı alanlardan biri olan duygusal manipülasyonları kaleme alıyor bu kez titizlikle. “Love bombing-gaslighting-ghosting”, ilişkilerde stratejiler ve duygusal manipülasyonlar konularının vakalar ve denemelerle anlatıldığı <strong>Duygusal Oyunlar</strong>, kendinizi manipüle ederken ya da edilirken bulduğunuz her duruma bilgi, kavrayış ve deneyim katacak. Her ne kadar “gerçek hayat hikâyelerinden” uyarlanmasa da, psikodinamik açıklamalarıyla insan davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını anlamayı, ilişkileri anlamlandırmayı hedeflediğinden kendinizden bir parça bularak okuyacaksınız bu kitabı. Siz yazılmadınız ama siz de oradasınız…]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon Ne İşe Yarar?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/depresyon-ne-ise-yarar-dr-cengiz-arca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2022 20:46:59 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9529</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Depresyonun yıkıcı ve olumsuz etkileriyle bilindiğini hepimiz onaylayabiliriz. Gelelim depresyonun faydalarına. Hayır, yanlış okumadınız. <i>Bu kitabın seyri boyunca depresyonun belli durumlarda bir avantaj sağlayabileceği fikriyle karşı karşıya kalacaksınız. </i>Çoğunlukla günlük yaşamdan beslenen, araştırmalardan, edebiyattan ve felsefeden örneklerle desteklenen bu kitapla depresyonun tüm yönlerini kavrayacaksınız. Peki, oldukça sancılı bir deneyim olan depresyon ne işe yarar?</p>
<p class="p1" style="text-align: left;"><b>Psikiyatrist Dr. Cengiz Arca</b>, dünya genelinde hastalık yükünün üçüncü nedeni olan depresyonun yaygınlığı, evrim teorisi açısından gelişimi ve olası faydaları hakkında, üzerine düşünülmesi gereken fikirler ortaya atıyor. Şiddetli depresyondan ziyade hafif depresyon tablolarının ele alındığı <b>Depresyon Ne İşe Yarar</b>’ı okurken kimi zaman depresif hissetmenin, kabuğunuza çekilmenin, hayatınızın kenarına kıyısına ittirdiğiniz her şeyi kirli sepetinden çıkarıp yıkamanın o kadar da kötü bir şey olmadığını deneyimleyeceksiniz.</p>
<p class="p1" style="text-align: left;">Çoğu insanın hayatının bir noktasında kesiştiği depresyon hakkında bildiklerimizi tazeleme vakti geldi. Depresyonun teşhisi, mevsimlerin üzerimizdeki etkisi, depresyonda zaman algısı, yaratıcılığın depresyonla ilişkisi ve daha fazlası... <b>Depresyon Ne İşe Yarar</b>; bir uzmanın gözünden herkesin bilmesinde fayda bulunan konulara ve depresyonun karanlık dehlizlerine ışık tutan, olumlu bakış açısıyla iyi hissettirecek bir araştırma.</p>
<p class="p3" style="text-align: left;"><b><i>“İnsanın doğasına dair birtakım ezberlerimiz olsa da depresyon bu ezberleri bozan bir hastalıktır. İnsanın sanıldığından daha güçlü, daha akıllı, daha dirayetli olabileceğini gösterir.”</i></b></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Terapi Odasında İyileşen İlişkiler</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/terapi-odasinda-iyilesen-iliskiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gizem Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2020 17:57:24 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=6781</guid>

					<description><![CDATA[İlişkilerimizde her şeyin yolunda gittiğini düşünürken alabora olduk bazen. Bazılarımız göz göze geldiğimizde kalbimizi kıpır kıpır eden kişiye tutunmak istedik, yaralarımızı onunla birlikte sarabileceğimize inandık belki ama bir şeyi fark edemedik: İkimiz de boğuluyorduk.

Farklı geçmişlerle yorgun düşmüş iki kişi nasıl sarabilirdi birbirinin yarasını? Yahut sarabilir miydi? Kişi ancak kendi kendini mi iyileştirebilirdi? Tünelin ucunda hiç ışık yok muydu? Hep aldatacak ya da aldatılacak mıydık? İnsan gerçekten var olan ilişkide ihtiyaçları karşılanmadığı için mi başkasına yönelirdi yoksa ihtiyaçlarının sonu gelmediğinden mi? Sağlıklı bir ilişkide olmayı, korkmadan ve incitmeden bağlanmayı, gerektiğinde gitmeyi ve kendimiz için doğru partnerler seçmeyi nasıl başaracaktık? Hep aradığımız hayatın anlamı aslında orada bir yerde duruyordu ve biz onu keşfedene kadar sessiz kalacaktı.

<strong>Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan</strong> hepimizin sık sık rotasız kaldığı bu anlam arayışına kırıyor dümenini. Terapi odası ilişkilerin dalgalı denizi oluyor ve bağlanma, aldatma-aldatılma, narsist bireylerle ilişki, evlilik, boşanma gibi konular apaçık halleriyle su yüzüne çıkıyor. Aşk, tutku, sanat ve emekle harmanlanmış <strong>Terapi Odasında İyileşen İlişkiler</strong> ile siz de geçmişinizi anlayacak ama ona bağlı kalmadan güçlenerek ilerlemeyi keşfedeceksiniz. Geçmişin ancak onu anladığınız, size neler olup bittiğini görebildiğiniz zaman geçmişte kaldığını fark edip, “Neden böyle oluyor?” diye düşündüğünüz pek çok şeyin cevabıyla yüzleşecek, kitabı bitirdikten sonra ruhunuzdaki ferahlığı sonuna kadar hissedeceksiniz!]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmkânsız İlişkilerden Mümkün İlişkilere</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/imkansiz-iliskilerden-mumkun-iliskilere-bahar-tezcan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 20:28:54 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=5927</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center"><b><i>“Oysa bir ayrılıkla başladı hayat. Annenin güvenli bedeninden kopan insan, yaşamı da ölüm denen ayrılıkla terk edecek.”</i></b></p>
<p class="p1" style="text-align: center"><b><i>“Geçmişi anlamak bugünkü ilişkileri anlamaktır. İmkânsızdan mümküne geçmektir.”</i></b></p>
<p class="p3">Biriyle karşılaştınız bir gün. Üzerinde sizi kendisine çeken mıknatıslar vardı. Kalbiniz öyle hızlı atmaya başladı ki, “İşte,” dediniz, “hayatımın aşkı.” Bir anda peri tozu serpildi hayatınıza. Çok mutlu oldunuz, onsuz yaşayamayacağınızı düşündünüz, sözler verdiniz birbirinize, hatta evlendiniz belki. “Ölüm bizi ayırana dek,” dediniz sesiniz titreyerek. Lakin masal burada bitmedi. Ne olduğunu anlayamadan hayatınıza serpilen peri tozlarında boğulmaya başladığınızı hissettiniz. Bir şeyler ters gidiyordu. Sevilmek için sürekli çaba sarf ediyor ama bir türlü karşılığını alamıyordunuz. Sizi hayatınızın aşkı olduğuna inandığınız kişiye çeken mıknatısların, geçmişinizde yaşadığınız acılar olduğunu anlayamadınız. Ama gitmesine de izin veremezdiniz çünkü küçük bir çocukken de terk edilmek en büyük korkunuzdu. Bağlandığınızı sandığınız kişinin bağımlısı olmuştunuz. İmkânsız bir ilişkinin çıkmaz sokağındaydınız artık. Peki, bu ilişki nasıl mümkün olacaktı?</p>
<p class="p3"><strong>Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan</strong>’ın ilişki bağımlılığı, narsist bireyle ilişki, evlilik gibi konular üzerine kaleme aldığı, çeşitli vakalar ve denemelerin vücuda getirdiği <strong>İmkânsız İlişkilerden Mümkün İlişkilere</strong>; bir solukta okuyacağınız, kendinizden, geçmişinizden, ilişkilerinizden de parçalar bulacağınız, kaçtığınız gerçeklerle yüzleşeceğiniz, terapi niteliğinde bir başucu kitabı.</p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmkânsız İlişkilerden Mümkün İlişkilere</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/imkansiz-iliskilerden-mumkun-iliskilere/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2019 20:19:42 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=3907</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><b><i>“Oysa bir ayrılıkla başladı hayat. Annenin güvenli bedeninden kopan insan, yaşamı da ölüm denen ayrılıkla terk edecek.”</i></b></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><b><i>“Geçmişi anlamak bugünkü ilişkileri anlamaktır. İmkânsızdan mümküne geçmektir.”</i></b></p>
<p class="p3">Biriyle karşılaştınız bir gün. Üzerinde sizi kendisine çeken mıknatıslar vardı. Kalbiniz öyle hızlı atmaya başladı ki, “İşte,” dediniz, “hayatımın aşkı.” Bir anda peri tozu serpildi hayatınıza. Çok mutlu oldunuz, onsuz yaşayamayacağınızı düşündünüz, sözler verdiniz birbirinize, hatta evlendiniz belki. “Ölüm bizi ayırana dek,” dediniz sesiniz titreyerek. Lakin masal burada bitmedi. Ne olduğunu anlayamadan hayatınıza serpilen peri tozlarında boğulmaya başladığınızı hissettiniz. Bir şeyler ters gidiyordu. Sevilmek için sürekli çaba sarf ediyor ama bir türlü karşılığını alamıyordunuz. Sizi hayatınızın aşkı olduğuna inandığınız kişiye çeken mıknatısların, geçmişinizde yaşadığınız acılar olduğunu anlayamadınız. Ama gitmesine de izin veremezdiniz çünkü küçük bir çocukken de terk edilmek en büyük korkunuzdu. Bağlandığınızı sandığınız kişinin bağımlısı olmuştunuz. İmkânsız bir ilişkinin çıkmaz sokağındaydınız artık. Peki, bu ilişki nasıl mümkün olacaktı?</p>
<p class="p3"><strong>Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan</strong>’ın ilişki bağımlılığı, narsist bireyle ilişki, evlilik gibi konular üzerine kaleme aldığı, çeşitli vakalar ve denemelerin vücuda getirdiği <strong>İmkânsız İlişkilerden Mümkün İlişkilere</strong>; bir solukta okuyacağınız, kendinizden, geçmişinizden, ilişkilerinizden de parçalar bulacağınız, kaçtığınız gerçeklerle yüzleşeceğiniz, terapi niteliğinde bir başucu kitabı.</p>]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
