<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kitap &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<atom:link href="https://www.kusuratyayinlari.com/urun-kategori/kitap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 May 2025 08:43:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.kusuratyayinlari.com/wp-content/uploads/2017/06/kusurat-fovicon.png</url>
	<title>Kitap &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kaygıyla Yaşam(a) Rehberi</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/kaygiyla-yasama-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 08:34:51 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9606</guid>

					<description><![CDATA[Anksiyete hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır ve kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereklidir. Hepimiz gündelik hayatımızın belli anlarında anksiyete hissederiz. Aylardır hazırlandığımız o toplantıya giderken, trafikte bir yere yetişmeye çalışırken, romantik ilişkilerde ve dahası pek çok alanda zaman zaman kaygılı hissedebiliriz. Bu kaygının işlevsel olduğunu söylersek, bize “deli” gözüyle bakmazsınız değil mi? Hatta gelin bir adım öteye taşıyalım, anksiyete bazı durumlarda –aldırdığı tedbirler aracılığıyla– olumsuz olasılıklara karşı korur ve aynı zamanda kişilerin hayatlarını sürdürmelerinde oldukça etkili bir role de sahiptir ve bu, anksiyeteyi işlevsel hale getiren yönlerindendir.

<strong>Peki anksiyete yukarıda bahsedilen işlevsel yönlerinin aksine, hayatı ne zaman negatif olarak etkilemeye başlar? Kişilerin hayatlarını nasıl ve hangi sebeplerle negatif olarak etkiler? Kişiler gündelik hayat fonksiyonlarını yerine getiremeyecek kadar, yani tedbir almak için ihtiyaç duyduklarından daha fazla anksiyete hissederlerse neler olur? Hissedilen yoğun ve şiddetli anksiyeteyi yönetmek mümkün müdür? Eğer mümkünse nasıl?</strong>

<strong>Kaygıyla Yaşam(a) Rehberi</strong>, yoğun kaygı ve korku deneyimleyen ve ayrıca bunlarla oldukça yakından ilgisi bulunan “panik atak”lar geçiren kişilerin anksiyeteyi tanımaları ve ondan korkmadan tecrübe etmeleri için yazıldı.

Klinik Psikolog Dr. İlke Kadıoğlu Sienkiewicz ve Klinik Psikolog Elif Nur Çelik, güncel bilimsel veriler ışığında, sahada danışanlarıyla edindikleri deneyimlerin yardımıyla yoğun kaygı ve panik atak bozukluklarından mustarip kişilere yaşadıklarını anlama ve anlamlandırma fırsatı sunuyor. Bu fırsat, iyileşme yolunda hakkı sayılır bir ilk adım…]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aslan’ın Tarif Defteri</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/aslanin-tarif-defteri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 14:12:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9598</guid>

					<description><![CDATA[Henüz birkaç ay önce dünyaya gelen bebeğiniz hızla büyüyor. Uykusuz geceleri, her gün yeni bir güncellemenin geldiği günleri bir bir devirirken çok keyifli bir eşiğin önünde buluveriyorsunuz kendinizi. Sürpriz! Minik bebeğiniz artık onun için hazırladığınız öğünleri yiyebilecek kadar büyüdü.

“Neler vermeliyim?”, “Nasıl yedirmeliyim?”, “Bebeğimin doyduğunu nasıl anlayacağım?”, “Ya sebze yemek istemezse?” soruları bir bir çoğalmaya, endişe örtüsü üzerinizi örtmeye başladıysa hazırlanın. Sizi bebeğinizle şefkat dolu ve eğlenceli bir yolculuğa davet ediyoruz. Bu yolculukta etrafı, üstü başı kirletmek serbest!

Katı gıdaya geçiş sürecine başlarken bakımverenlerin aklında birçok soru beliriyor. Bebeğimin katı gıdaya geçmeye hazır olduğunu nasıl anlayabilirim? Püreyle mi beslemeliyim yoksa kendi yemesine izin mi vermeliyim? BLW (Bebek Liderliğinde Beslenme) uygulaması nasıl olmalı? Bu süreçte bebeğime hazırlayabileceğim sağlıklı yemek tarifleri nelerdir? <em>Aslan’ın Tarif Defteri,</em> aynı soruları kendine defalarca sormuş ve cevaplarına deneyimleriyle ışık tutmak isteyen bir annenin oğluyla beslenme yolculuğundan yola çıkarak kaleme aldığı bir el kitabı niteliği taşıyor.

Bebeğiniz farklı tatları keşfederken onu doğru beslenme alışkanlıklarına ve bağımsızlığına bir adım daha yaklaştırmaya hazır mısınız? Bebek Liderliğinde Beslenme hakkında bilgi kirliliği dolu endişe havuzundan sıyrılmanın tam vakti. Her şeyi mükemmellikle yerine getirmenin mümkün olmadığını hatırlatan bir destekçi size eşlik edecek.

<a href="https://www.kusuratyayinlari.com/yazarlarimiz/nurdan-besen-buyukak/"><strong>Uzman Psikolog Nurdan Beşen Büyükak</strong></a>, birbirinden lezzetli yemek tariflerini aylara uygun beslenme planları ve BLW yönteminin incelikleriyle desteklerken bebeğinizle birlikte bu yolculuktan keyif almanızı önceliyor. <strong><em>Aslan’ın Tarif Defteri</em></strong>, bir tarifi kitabından çok daha fazlası.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahalleden Arkadaşlar</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/mahalleden-arkadaslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 09:03:46 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9594</guid>

					<description><![CDATA[Kurşunkalemleriniz hazırsa tozlu raflardan çıkardığımız kasetleri geri sarıyoruz. Hadi yine iyisiniz, söylediğiniz yalan açığa çıkana kadar keyfini çıkaracak vaktiniz var. Cep telefonunun yokluğu 90’lı yıllarda en çok haytalara yarıyordu doğrusu.

Küçükçekmece’de yılın en iyi çıkış yapan –o da tek seçenek olduklarından– alternatif çetesini sizin de tanımaya hakkınız var. Selçuk, Mete ve Serkan için haftanın her günü casual friday, her saati happy hour. Kalifiye kelimesine sözlüklerde bile rastlayamayacak çetenin akıllara zarar azılı bir düşmanı var. Slim fit, bacak boyu rakibinin boyuna eş, mahallenin bitirim oğlanı, çete reyisi İsmet’e karşı kas gücünü yalnız oyunda aduket çekerken gösterebilen, hamur işi bağımlısı, çetesini doyurayım derken genç girişimci olup çıkan Selçuk!

Düğün Dernek, Çalgı Çengi, Kardeş Payı, İşler Güçler gibi unutulmaz dizi ve filmlerin yaratıcısı <strong><a href="https://www.kusuratyayinlari.com/yazarlarimiz/selcuk-aydemir/">Selçuk Aydemir</a></strong>; dokuz yaşında ana babasının sınavı olan muzip çete reyisinin yaz tatiline konuk ediyor bizi.

Trene kaçak binenlerin, ilk evini beyaz eşya kartonlarından inşa edenlerin, Ninja Kaplumbağalar’dan kendine hep Donatello’yu seçenlerin, evcil hayvan niyetine renkli civciv besleyenlerin, 999999 oyunlu sanılan ama içinde taş çatlasa on oyun olan kara kutuların yıllarına gidiyoruz. Evet, birlikte gideceğiz bir itirazınız yoksa. “Bugün benimle hazırlanıyorsunuz,” diye emrivaki yapanlarla hazırlanmayı bilirsiniz ama. Bizim mahalleye de geliverin, pişman olmazsınız.

<strong>Mahalleden Arkadaşlar</strong>’ı dışarıda, toplu taşımada, kamusal alanda okurken dikkatli olun; milleti korkutmayın, üstünde birtakım harfler yazan sayfalara bakıp kahkaha atanlardan insanlar ürkebilir.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Hep Ben?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/neden-hep-ben-selcuk-tokac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 22:15:14 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9584</guid>

					<description><![CDATA[Bu kitabı elinize neden aldınız? Arkasını çevirip bu satırları okuduğunuza göre ilginizi çekmiş, içeriğini merak etmenizi sağlamış olmalı. Siz de hazırsanız bu kitabı almaya karar verme sürecinizi birlikte inceleyelim.

Kitabın adını gördünüz, “İlginç olabilir,” diye düşündünüz ve aldınız. Adını koyamadığınız bir tanıdıklık hissetmiş olabilirsiniz. İşte bu kitap, hiç tanışmamamıza rağmen benzer biçimlerde deneyimleyip adını koyamadığımız bu tanıdıklık hissini derinlemesine incelemek için kaleme alındı. Farkında olduğumuz ya da olmadığımız birçok travmamız, içinde kaybolduğumuzu hissettiğimiz döngülerimiz olabilir. Sürekli aynı hataları yaparız, terk edilmekten delicesine korkarken bizi terk edecek insanlarla birliktelik kurarız, bir kurtarıcının gelip bizi içine düştüğümüz bataklıktan çıkarmasını bekleriz, değersiz hissettiğimizde haddinden fazla tepki veririz. Biz hiçbir eylemde bulunmadığımıza inansak dahi yanlış kişiler hep bizi bulur mesela... Bu döngülerin ardından sıklıkla kendimize sorarız: Neden hep ben? Aslında tüm bunların birer sebebi olabilir, sadece zihnimizin derinliklerinde puslu kalmış noktaları aydınlatmak gerekir belki de...

O halde sayfaları çevirmeye devam edin, hep birlikte travmalarımızı ve döngülerimizi irdeleyelim... Çünkü iyi ya da kötü duygularımız, travmalarımız, döngülerimiz bize aittir ve bizden birer parçadır. Önce sahiplenmeliyiz. İnsan kabullenmediğiyle vedalaşmaz.

Travmalarınızla yüzleşmeye ve döngülerinizden sıyrılmaya hazırsanız başlıyoruz!
<p style="text-align: right;"><em>Klinik Psikolog Selçuk Tokaç’ın kaleminden <strong>Neden Hep Ben</strong>, travmalarımızla yüzleşmemiz ve döngülerimizden sıyrılmamız için bir özgürleşme rehberi olacak.</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu His Sizin mi?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/bu-his-sizin-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 20:17:59 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9575</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk andan bu yana etrafımız seçemediğimiz edemediğimiz gerçeklerle çevrilidir. Ailemizi seçmek elimizde değildir, genlerimizin dizilimine müdahale edemeyiz. Belki de kontrol gücüne sahip olmamanın yarattığı korkudandır dünyaya gelirken ciğerlerimizi yırtarcasına ağlamamız.</p>
Durun, hayat hakkında umutsuzluğa kapılmaya gerek yok! Çünkü kontrolü ele alıp seçenekleri değerlendirebileceğimiz başka alanlar var. Önümüzde birbirinden kesin çizgilerle ayrılan iki yol var: Zorlayıcı bir hayatı olduğundan daha olumsuz koşullarda tahayyül ederek zindan haline getirmek ya da elimizden geldiğince cennete çevirmeye çalışmak.

Bir sihirli değnekten söz etmiyoruz. Hayatımızda takılıp kaldığımız tüm gündemleri duygularımızın pusulasıyla, genetik ve epigenetik bilimlerinin ışığında gözden geçireceğiz. Evet, ailemizi değiştirmek hâlâ elimizde değil ancak zor geçen, kırık dökük bir çocukluğun üzerimizde bıraktığı enkazdan çıkmak mümkün. Çıkmayı deneyebiliriz en azından, böylelikle üzerimizdeki yıkıntıyı nesiller boyunca omzumuzda taşımak zorunda kalmayacağız. Genlerimiz aynı dizilimde kalacaklar fakat gereksiz yere yanan bir lambayı söndürür gibi tehlikeli genleri kapatabiliriz yaşantımızla. Yaşamak elbette kolay değil, kolaylaştırmak için çabaladığımız bir yola çıkacağız birlikte.

<strong>Genetik Uzm. Büşra T. Kazan</strong>, <em><strong>Bu His Sizin mi?</strong></em> ile genetik ve epigenetik bilimlerinin çatısı altında açıklamasını yapamadığınız deneyimlerinize yeni pencereler açarken hayatınızın birden fazla evresine dokunacak. Atalarınızdan aktarılan genlerinizin duygularınızı nasıl beslediğini, bu genlerden gelen hisleri çocuklarınıza aktarmadan nasıl yaşayacağınızı ve hayatınızı nasıl kolaylaştıracağınızı öğrenmeye hazır mısınız?]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esir Şehre Dönüş</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/esir-sehre-donus-ezgi-yavuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 22:46:50 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9555</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Tarihin tozlu sayfaları arasında gezinmek heyecan verici olduğu kadar hüzünlüdür. Göğsümüzü kabartan anların yanında birer gözyaşı damlası gibi kalıverir hazin öyküler. Sayfaları çevirdikçe tarihle birlikte hakkıyla yaşanamamış ömürler de dökülür satır aralarından. Kütüphanede basın tarihi araştırması yapan genç, modern kadın bu satır aralarında tesadüf etti Osmanlı zabiti Mehmet Ali Üsteğmen’e. Üsteğmenin intiharının yer aldığı gazete haberini okurken içindeki hüzün zembereğine bir kesik atıldı sanki. Bir ihtimal olsa, oraya gidebilse Üsteğmen’e anlatabilse diye düşündü. Kurtuluşa az kaldığını, memleketine ve esir şehrin insanlarına yapılanların yakında şanlı bir mücadeleyle son bulacağını anlatabilmek istedi. “Keşke!” demesi yeterliydi, kolundaki saatin akrebi geriye akarken kendini 1920 yılında buldu. Kendi ismini seçen bu modern kadın, Asiye artık hiç bilmediği bir zamanda, hiç tanımadığı insanlarla bir aradaydı! <a href="https://www.kusuratyayinlari.com/yazarlarimiz/ezgi-yavuz/">Ezgi Yavuz</a>, <strong>Esir Şehre Dönüş</strong> ile 1920 yılına sıkışıp kalan bir genç kadının hikâyesine davet ediyor okurunu. Osmanlı Kadın Hareketi, şifacı ve bakıcı kadınlar bu kitapta başrolde! Satır aralarında kalmış kadın tarihi bu kez bambaşka bir bakışla sizlerle…</p>
<p class="p1" style="text-align: left;"><em>Umutsuzlukla savaşanlara ve direnen kadınlara…</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Cinayetin Kakofonisi</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/bir-cinayetin-kakofonisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2022 10:49:34 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9549</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Başlangıçlara dönmek, bir durumun ya da olayın cereyan ettiği ilk anı hatırlamak her zaman zordur. Detaylar birden siliniverir aklımızdan. “Öyle miydi? yoksa “Böyle miydi?” derken bambaşka ayrıntılarda boğulurken buluruz kendimizi çoğu zaman. Bu her zaman önem teşkil etmez, nasıl hatırladığımız bazen olayın kendisini solda sıfır bırakır, anlatmanın lezzetine varırız. Ama bu kez öyle olmayacak. Şimdi sözü Maral’a veriyoruz. O sabah neler oldu? Anlat Maral, sendeyiz!</p>
“<em>O sabah, altı aydır işsiz gezen birine göre iyi uyanmıştım aslında... Epey umutlu olduğum bir iş görüşmesine gidecektim. Kenardaki paramın suyunu çektiğini, kiramı iki aydır babamın yatırdığını, her açıdan rezil durumda olduğumu unutmuş gibiydim. Hazırlanırken zaman zaman ıslık bile çaldım. Trafiği hesap ederek evden çıkmam gereken saati belirledim. Son anda kaçan çorabım yüzünden üzerimi değiştirmek zorunda kalmasaydım zamanında çıkacaktım da... Neticede on dakikalık bir gecikme yaşandı. Farkı kapamak için merdivenlerden koşa koşa indim. Topuklu ayakkabılarım, sabah sessizliğinde apartmanı inletti. Yine de hız kesmedim. Bu tarz ayakkabılara alışık olmadığım için birkaç kez düşme tehlikesi geçirdim. Neyse ki kafamı gözümü kırmadan ulaştım menzile. Sokak kapısını açmak üzereyken Herkül’ü gördüm. Sepetinin yanında, yerde yatıyordu. Gözleri buz tutmuş gibi donuktu. Ağzından, beyaz mı sarı mı olduğunu tam kestiremediğim garip bir sıvı sızıyordu. Öldüğünü hemen anladım.</em>”

Bildiğiniz tüm cinayet romanlarını unutun! Her bir detay tek tek irdelenecek, mantar pano üzerinde minicik bir boşluk kalmamacasına doldurulacak, Herkül’ün artık hayatta olmayışına kim sebep olduysa bulunacak! <strong>Hürer Ebeoğlu</strong>’nun absürt mizahın renkleriyle bezeli kaleminden <strong>Bir Cinayetin Kakofonisi: Hakikatin peşinde</strong> eğlenceli bir apartman komedisi!]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygusal Oyunlar</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/duygusal-oyunlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2022 10:30:37 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9547</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Sevilmeyi herkes ister ama bu yolda neler harcadığımızı, nelerden taviz verdiğimizi ve aslında gerçek sevginin ne olduğunu hiç hesaba katmadan ilişkilerin kollarına bırakırız bazen kendimizi. Tükendiğimizde uyanırız.</p>
Sevilmek için çok uğraştığınız oldu mu? Sizi sevdiğini söyleyerek sizden aşırı fedakârlık talep eden biri karşısında kişiliğinizin çok dışında davrandığınız için inanmadığınız bir hayatı yaşadığınızı düşündünüz mü hiç? Sonsuz bir sarmalın içinde kaldığınızı hissettiğiniz halde döngüyü sonlandırmak adına o minicik adımı atmaya çekindiniz mi? Aklımız, mantığımız bize sağlıklı ve mutlu bir ilişkinin o kişiyle mümkün olmayacağını, hiçbir şeyin değişmeyeceğini söylediği halde neden tekrar döneriz?

Sevilmek ihtiyacıyla manipüle edilmiş, gündelik manipülasyonlardan narsistik manipülasyona giden taşlı, engebeli ve kasisli yollarda savrulmuş olabilirsiniz. Sevgi yaşamsal bir ihtiyaçtır ve daima ulaşacağınız bir yerlerde hep var olmaya devam edecektir. Neden bu kadar muhtaç hissettiniz ve sevilme beklentisiyle manipüle edildiniz? Üzerine düşünmeye değmez mi? Sevgide yaralandığınız yeri o kişi iyileştirebilir sanıyorsunuz belki de. Oysa boşluğun sebepleri çok uzak geçmişte. Çocukken ıssız bırakılan kalbinizde. Bugüne ait hiç kimse oranın yarasını onaramaz. Hiç kimse kendi açmadığı yarayı kapatamaz.
<h3><strong>Peki manipülasyonları yapan kişi sizseniz?</strong></h3>
Yalanların kol gezdiği bir dünyaya neden daha fazla katkı sağladığınızı düşünmek ister misiniz? İhtiyaçlarınızı karşılamanın daha direkt, cesur ve adil bir yolu daima vardır. Evet risk içerir ve eliniz boş dönebilirsiniz. Olsun, yeniden denersiniz.

<strong>Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan</strong>, ilişkilerin en çok yara aldığı alanlardan biri olan duygusal manipülasyonları kaleme alıyor bu kez titizlikle. “Love bombing-gaslighting-ghosting”, ilişkilerde stratejiler ve duygusal manipülasyonlar konularının vakalar ve denemelerle anlatıldığı <strong>Duygusal Oyunlar</strong>, kendinizi manipüle ederken ya da edilirken bulduğunuz her duruma bilgi, kavrayış ve deneyim katacak. Her ne kadar “gerçek hayat hikâyelerinden” uyarlanmasa da, psikodinamik açıklamalarıyla insan davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını anlamayı, ilişkileri anlamlandırmayı hedeflediğinden kendinizden bir parça bularak okuyacaksınız bu kitabı. Siz yazılmadınız ama siz de oradasınız…]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eksik Bir Şey mi Var?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/eksik-bir-sey-mi-var-irem-yasar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2022 21:19:56 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9533</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Dünyanın geri kalanını bir kenara koyup gösterişsiz bir yaşamın hakiki lezzetini alabilmek zor bir meziyettir. Hele modern zamanlarda… “Nerede o eski komşuluklar?” diye iç geçirir; yan yana binalarda oturan insanların birbirlerinden kilometrelerce uzak olduğu bu yorucu zamanlardan sıyrılabilmek mümkün mü diye düşünürüz. İyi şeylerin çok geride kaldığına, her şeyin “umutsuzluk” etiketiyle ambalajlandığına inanırız çoğu zaman. İşte tam da bu zamanların aksinin mümkün olduğunu ispatlayan, musluğundan bardak bardak muhabbetin aktığı bir semaverin etrafında kümelendiğimiz, gerçek dostluğun lezzetini alabilmek için dünyayı gezmek zorunda olmadığımız bir yolculuğa davet ediyoruz sizi.</p>
<p class="p1" style="text-align: left;"><b>İrem Yaşar’ın</b> çok sevilen kaleminden <b>Eksik Bir Şey mi Var?</b> ne kadar beklenmiş olursa olsun sonunda kavuşmak varsa geç kalınmış sayılmayacağının, eksikleri sevgiyle onarmanın nazenin bir kanıtı. Her şeye rağmen bu dertli dünya saksısında rengârenk çiçeklerin de açabileceği ihtimaline meftun olanların kitabı. Aynı sokağın iki ucunu paylaşmayı, her gün aynı kaldırımda karşılaşmayı hüzünlü hayatların tesellisi sayan güzel yürekleri insanların hikâyelerini okurken yüzünüzden tebessüm eksik olmayacak!</p>
<p class="p4" style="text-align: left;"><b><i>“Seni beklemek dünyanın en güzel bekleyişiydi. Hem insan bir şeyin sadece iyi yönlerini sevmez ki... Olumsuzluklarını da sever. Zorluklarını da sever. Kusurlarını da sever. Zaten kusurların ta kendisidir o sevgiyi güçlendiren şey.”</i></b></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon Ne İşe Yarar?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/depresyon-ne-ise-yarar-dr-cengiz-arca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2022 20:46:59 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9529</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Depresyonun yıkıcı ve olumsuz etkileriyle bilindiğini hepimiz onaylayabiliriz. Gelelim depresyonun faydalarına. Hayır, yanlış okumadınız. <i>Bu kitabın seyri boyunca depresyonun belli durumlarda bir avantaj sağlayabileceği fikriyle karşı karşıya kalacaksınız. </i>Çoğunlukla günlük yaşamdan beslenen, araştırmalardan, edebiyattan ve felsefeden örneklerle desteklenen bu kitapla depresyonun tüm yönlerini kavrayacaksınız. Peki, oldukça sancılı bir deneyim olan depresyon ne işe yarar?</p>
<p class="p1" style="text-align: left;"><b>Psikiyatrist Dr. Cengiz Arca</b>, dünya genelinde hastalık yükünün üçüncü nedeni olan depresyonun yaygınlığı, evrim teorisi açısından gelişimi ve olası faydaları hakkında, üzerine düşünülmesi gereken fikirler ortaya atıyor. Şiddetli depresyondan ziyade hafif depresyon tablolarının ele alındığı <b>Depresyon Ne İşe Yarar</b>’ı okurken kimi zaman depresif hissetmenin, kabuğunuza çekilmenin, hayatınızın kenarına kıyısına ittirdiğiniz her şeyi kirli sepetinden çıkarıp yıkamanın o kadar da kötü bir şey olmadığını deneyimleyeceksiniz.</p>
<p class="p1" style="text-align: left;">Çoğu insanın hayatının bir noktasında kesiştiği depresyon hakkında bildiklerimizi tazeleme vakti geldi. Depresyonun teşhisi, mevsimlerin üzerimizdeki etkisi, depresyonda zaman algısı, yaratıcılığın depresyonla ilişkisi ve daha fazlası... <b>Depresyon Ne İşe Yarar</b>; bir uzmanın gözünden herkesin bilmesinde fayda bulunan konulara ve depresyonun karanlık dehlizlerine ışık tutan, olumlu bakış açısıyla iyi hissettirecek bir araştırma.</p>
<p class="p3" style="text-align: left;"><b><i>“İnsanın doğasına dair birtakım ezberlerimiz olsa da depresyon bu ezberleri bozan bir hastalıktır. İnsanın sanıldığından daha güçlü, daha akıllı, daha dirayetli olabileceğini gösterir.”</i></b></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
