<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vitrin &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<atom:link href="https://www.kusuratyayinlari.com/urun-kategori/vitrin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 09:06:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kusuratyayinlari.com/wp-content/uploads/2017/06/kusurat-fovicon.png</url>
	<title>Vitrin &#8211; Küsurat Yayınları</title>
	<link>https://www.kusuratyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Benliğin Kıyısında: Terapi Odası Hikâyeleri</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/benligin-kiyisinda-terapi-odasi-hikayeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:01:37 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9613</guid>

					<description><![CDATA[Kimi zaman çok zorlu ve engebeli yollardan geçtiğimizi düşünürüz. Hayatın bizi sınadığını hissettiğimiz anlarda gücümüzün tükendiğine inanırız. Halbuki hissettiklerimizde yalnız değilizdir. Farklı hayatlarda, farklı hikâyelerde bizimkine benzeyen sorunlarla mücadele eden pek çok insan vardır. Belki hiç yan yana gelmeyiz ya da isimlerini bilmeyiz ama fark etmeden aynı paydada buluşuruz o insanlarla çünkü yolumuz hep aynı soruya çıkar: “Ben ne zaman kayboldum?”

Sevilmek için fazla fazla verip adım adım kendini eksilten, anlaşılmak için hep susan, güçlü görünmek için çok yorulan insanlar… Çocukken anne ve babasından alamadığı sevgiyi yetişkinlikte romantik bir ilişkide arayanlar, bu arayışta hep aynı duvarlara çarpanlar, sevgi açlığıyla kendini yapmam dediği her şeyi yaparken bulanlar, uyumu sevgi, kontrolü güven sanıp bir ilişkinin içinde yalnız kalanlar… Terapi odası birbirinden farklı insanları, birbirinden farklı hayatları konuk ediyor sırlarla kaplı duvarları arasına. Kaygılı bir annenin, ettiği duayı tekrar tekrar sayan, her şeyi kontrol ederse mutlu olacağına inanmış oğlu, bir anne ve babanın kırık dökük evliliğinin psikolojik mirasını kalbinde taşıyan, görülmek isteyen küçük bir kız çocuğu, “El âlem ne der?” diye düşünmeden edemediği için mutsuz bir evliliği yıllarca sürdüren o kadın. Hepsini tanıyorsunuz, hepsi sizden birer parça taşıyor.

<strong>Uzman Klinik Psikolog Güneş Altun</strong> sizi kendinize uzanan bir yolculuğa davet ediyor. <strong>Benliğin Kıyısında: Terapi Odası Hikâyeleri</strong>’ni okurken fazla fedakârlığın nasıl görünmezliğe dönüştüğünü, çocukken öğrenilen sevgi biçimlerinin yetişkin ilişkilerine nasıl sızdığını, özşefkat eksikliğinin insanı kendinden nasıl uzaklaştırdığını, kaygılı bağlanmanın ilişkiyi nasıl yönettiğini, bizi üzeceğini bildiğimiz insanlara neden ısrarla kapıldığımızı, insanı en çok yıpratan şeyin zorluklar değil; zorluklar karşısında kendinin arkasında durmaması olduğunu anlayacaksınız. Doğduğu evde duygularıyla temas etmeden büyüyen bir çocuk yetişkin olduğunda bu dili anlamakta zorlanır. Haliyle anlayamadığı şeyi bastırır. Ve bastırdıkça kendi sesinden biraz daha uzaklaşır. <strong>Benliğin Kıyısında</strong> sizi terapi odasından başlayıp kendinize varan bir yolculuğa çıkaracak, hikâyeleri tamamladığınızda kendinizle temasa geçmenin eşsiz mutluluğunu yaşayacaksınız. Çünkü iyileşmek bir varış değil; her gün kendinize yaklaşmakla ilgili bir yolculuktur.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beton</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/beton/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 18:58:35 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9611</guid>

					<description><![CDATA[Kaybolmak, bulunmaktan daha güvenli göründüğünde hayat başka bir şeye dönüşür. Nefes almak, bir yabancıdan alınmış borç gibi emanet durur. Yaşıyor gibi yaparak sürdürülmüş günlerin ağırlığında, insan bazen kendi bedenine sıkışır. Çünkü bazı evler en çok içimizde yıkılır. Bir çatlakla başlar her şey. Önce küçücük, fark edilmeyen bir çizgi… Sonra derinleşir, yayılır, hayatın bütün yüzeyini örter. Yusuf Reha Alp, Beton ile o çatlağın içinden sızan hikâyeyi fısıldıyor okurlarına.

<span style="color: #ff0000;"><em>Beton, suskun bir babayla, sorgulayan bir oğlun arasında kalan enkazın romanı.</em></span>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Vedayı Hak Etmiyor Muyuz</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/bir-vedayi-hak-etmiyor-muyuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 18:52:43 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9609</guid>

					<description><![CDATA[Hayatın en büyük ikilemleri bazen bir terapi odasında yaşanır: Gidenle birlikte “yok olup gitmek mi?” yoksa gidenin ardından “eski hayatın öldüğünü, yeni bir hayat doğurmak zorunda olduğunu” kabul etmek mi?

Gencecik karısı hayata veda ettiğinde zaman Levent için duruyor. İnsanlar günleri saymaya devam ederken, o aynı noktada kalıyor. Kelimeler boğazında düğümleniyor, artık sahip olamayacağı şeylerin bir “ihtimal” parantezinde ona veda edişi gözünden akamayan yaşlara karışıyor.

Terapi odasında koltuğa otururken mutluluğu yarıda kalmış bir hayatın yükünü taşıyor üzerinde: Ertelediği yas, söylenmemiş cümleler ve geri gelmeyecek bir sesin boşluğu. Ama odada yalnız değil. Uzun yıllar Amerika’da aldığı eğitimin ardından İstanbul’a dönen, evli, mutlu ve başarılı psikolog Sude. Terapi odasında konuşulan her cümle yalnızca danışanın değil, dinleyenin de yaralarına dokunuyor.

Sude’nin yıllar evvel kapandığını düşündüğü yaraları sızılarını hissettirirken bir bakış, bir kelime, bir tesadüf onu geçmişin özlem duyduğu günlerine davet ediyor bir kafede sabah kahvesini içerken. Bu karşılaşmada karşısındaki yabancı adamla hiç planlamadığı bir bağ kuruyor; adı yok, sınırları bulanık ama gerçek. İlmek ilmek kurduğu düzeni ile kalbinin karmaşası sessiz bir savaşta çarpışıyor ve o savaş, yalnızca onun bildiği, kimsenin göremediği bir alanın içinde.

Bir yanda yasın ağır sessizliği, diğer yanda adı konmamış bir bağın fısıltısı…
Bir psikolog, bir danışan. İki farklı hayatın birbirine çarpan yankılarında, aynı soru giderek büyüyor:
<h3><strong>Bir vedayı hak etmiyor muyuz?</strong></h3>
Klinik Psikolog Dr. İlke Kadıoğlu Sienkiewicz okurlarını bir danışan ile terapistin uzun, engebeli yollardan, sert kayalardan geçerek ferah limanlara ulaştığı iyileşme yolculuğuna davet ediyor. <strong>Bir Vedayı Hak Etmiyor Muyuz</strong> tutulmamış bir yasın ağır sessizliğinin ve gri alan ilişkilerinin belirsiz ayak izlerinin peşinde bir terapi kitabı.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaygıyla Yaşam(a) Rehberi</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/kaygiyla-yasama-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 08:34:51 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9606</guid>

					<description><![CDATA[Anksiyete hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır ve kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gereklidir. Hepimiz gündelik hayatımızın belli anlarında anksiyete hissederiz. Aylardır hazırlandığımız o toplantıya giderken, trafikte bir yere yetişmeye çalışırken, romantik ilişkilerde ve dahası pek çok alanda zaman zaman kaygılı hissedebiliriz. Bu kaygının işlevsel olduğunu söylersek, bize “deli” gözüyle bakmazsınız değil mi? Hatta gelin bir adım öteye taşıyalım, anksiyete bazı durumlarda –aldırdığı tedbirler aracılığıyla– olumsuz olasılıklara karşı korur ve aynı zamanda kişilerin hayatlarını sürdürmelerinde oldukça etkili bir role de sahiptir ve bu, anksiyeteyi işlevsel hale getiren yönlerindendir.

<strong>Peki anksiyete yukarıda bahsedilen işlevsel yönlerinin aksine, hayatı ne zaman negatif olarak etkilemeye başlar? Kişilerin hayatlarını nasıl ve hangi sebeplerle negatif olarak etkiler? Kişiler gündelik hayat fonksiyonlarını yerine getiremeyecek kadar, yani tedbir almak için ihtiyaç duyduklarından daha fazla anksiyete hissederlerse neler olur? Hissedilen yoğun ve şiddetli anksiyeteyi yönetmek mümkün müdür? Eğer mümkünse nasıl?</strong>

<strong>Kaygıyla Yaşam(a) Rehberi</strong>, yoğun kaygı ve korku deneyimleyen ve ayrıca bunlarla oldukça yakından ilgisi bulunan “panik atak”lar geçiren kişilerin anksiyeteyi tanımaları ve ondan korkmadan tecrübe etmeleri için yazıldı.

Klinik Psikolog Dr. İlke Kadıoğlu Sienkiewicz ve Klinik Psikolog Elif Nur Çelik, güncel bilimsel veriler ışığında, sahada danışanlarıyla edindikleri deneyimlerin yardımıyla yoğun kaygı ve panik atak bozukluklarından mustarip kişilere yaşadıklarını anlama ve anlamlandırma fırsatı sunuyor. Bu fırsat, iyileşme yolunda hakkı sayılır bir ilk adım…]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aslan’ın Tarif Defteri</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/aslanin-tarif-defteri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 14:12:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9598</guid>

					<description><![CDATA[Henüz birkaç ay önce dünyaya gelen bebeğiniz hızla büyüyor. Uykusuz geceleri, her gün yeni bir güncellemenin geldiği günleri bir bir devirirken çok keyifli bir eşiğin önünde buluveriyorsunuz kendinizi. Sürpriz! Minik bebeğiniz artık onun için hazırladığınız öğünleri yiyebilecek kadar büyüdü.

“Neler vermeliyim?”, “Nasıl yedirmeliyim?”, “Bebeğimin doyduğunu nasıl anlayacağım?”, “Ya sebze yemek istemezse?” soruları bir bir çoğalmaya, endişe örtüsü üzerinizi örtmeye başladıysa hazırlanın. Sizi bebeğinizle şefkat dolu ve eğlenceli bir yolculuğa davet ediyoruz. Bu yolculukta etrafı, üstü başı kirletmek serbest!

Katı gıdaya geçiş sürecine başlarken bakımverenlerin aklında birçok soru beliriyor. Bebeğimin katı gıdaya geçmeye hazır olduğunu nasıl anlayabilirim? Püreyle mi beslemeliyim yoksa kendi yemesine izin mi vermeliyim? BLW (Bebek Liderliğinde Beslenme) uygulaması nasıl olmalı? Bu süreçte bebeğime hazırlayabileceğim sağlıklı yemek tarifleri nelerdir? <em>Aslan’ın Tarif Defteri,</em> aynı soruları kendine defalarca sormuş ve cevaplarına deneyimleriyle ışık tutmak isteyen bir annenin oğluyla beslenme yolculuğundan yola çıkarak kaleme aldığı bir el kitabı niteliği taşıyor.

Bebeğiniz farklı tatları keşfederken onu doğru beslenme alışkanlıklarına ve bağımsızlığına bir adım daha yaklaştırmaya hazır mısınız? Bebek Liderliğinde Beslenme hakkında bilgi kirliliği dolu endişe havuzundan sıyrılmanın tam vakti. Her şeyi mükemmellikle yerine getirmenin mümkün olmadığını hatırlatan bir destekçi size eşlik edecek.

<a href="https://www.kusuratyayinlari.com/yazarlarimiz/nurdan-besen-buyukak/"><strong>Uzman Psikolog Nurdan Beşen Büyükak</strong></a>, birbirinden lezzetli yemek tariflerini aylara uygun beslenme planları ve BLW yönteminin incelikleriyle desteklerken bebeğinizle birlikte bu yolculuktan keyif almanızı önceliyor. <strong><em>Aslan’ın Tarif Defteri</em></strong>, bir tarifi kitabından çok daha fazlası.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahalleden Arkadaşlar</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/mahalleden-arkadaslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2025 09:03:46 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9594</guid>

					<description><![CDATA[Kurşunkalemleriniz hazırsa tozlu raflardan çıkardığımız kasetleri geri sarıyoruz. Hadi yine iyisiniz, söylediğiniz yalan açığa çıkana kadar keyfini çıkaracak vaktiniz var. Cep telefonunun yokluğu 90’lı yıllarda en çok haytalara yarıyordu doğrusu.

Küçükçekmece’de yılın en iyi çıkış yapan –o da tek seçenek olduklarından– alternatif çetesini sizin de tanımaya hakkınız var. Selçuk, Mete ve Serkan için haftanın her günü casual friday, her saati happy hour. Kalifiye kelimesine sözlüklerde bile rastlayamayacak çetenin akıllara zarar azılı bir düşmanı var. Slim fit, bacak boyu rakibinin boyuna eş, mahallenin bitirim oğlanı, çete reyisi İsmet’e karşı kas gücünü yalnız oyunda aduket çekerken gösterebilen, hamur işi bağımlısı, çetesini doyurayım derken genç girişimci olup çıkan Selçuk!

Düğün Dernek, Çalgı Çengi, Kardeş Payı, İşler Güçler gibi unutulmaz dizi ve filmlerin yaratıcısı <strong><a href="https://www.kusuratyayinlari.com/yazarlarimiz/selcuk-aydemir/">Selçuk Aydemir</a></strong>; dokuz yaşında ana babasının sınavı olan muzip çete reyisinin yaz tatiline konuk ediyor bizi.

Trene kaçak binenlerin, ilk evini beyaz eşya kartonlarından inşa edenlerin, Ninja Kaplumbağalar’dan kendine hep Donatello’yu seçenlerin, evcil hayvan niyetine renkli civciv besleyenlerin, 999999 oyunlu sanılan ama içinde taş çatlasa on oyun olan kara kutuların yıllarına gidiyoruz. Evet, birlikte gideceğiz bir itirazınız yoksa. “Bugün benimle hazırlanıyorsunuz,” diye emrivaki yapanlarla hazırlanmayı bilirsiniz ama. Bizim mahalleye de geliverin, pişman olmazsınız.

<strong>Mahalleden Arkadaşlar</strong>’ı dışarıda, toplu taşımada, kamusal alanda okurken dikkatli olun; milleti korkutmayın, üstünde birtakım harfler yazan sayfalara bakıp kahkaha atanlardan insanlar ürkebilir.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Hep Ben?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/neden-hep-ben-selcuk-tokac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 22:15:14 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9584</guid>

					<description><![CDATA[Bu kitabı elinize neden aldınız? Arkasını çevirip bu satırları okuduğunuza göre ilginizi çekmiş, içeriğini merak etmenizi sağlamış olmalı. Siz de hazırsanız bu kitabı almaya karar verme sürecinizi birlikte inceleyelim.

Kitabın adını gördünüz, “İlginç olabilir,” diye düşündünüz ve aldınız. Adını koyamadığınız bir tanıdıklık hissetmiş olabilirsiniz. İşte bu kitap, hiç tanışmamamıza rağmen benzer biçimlerde deneyimleyip adını koyamadığımız bu tanıdıklık hissini derinlemesine incelemek için kaleme alındı. Farkında olduğumuz ya da olmadığımız birçok travmamız, içinde kaybolduğumuzu hissettiğimiz döngülerimiz olabilir. Sürekli aynı hataları yaparız, terk edilmekten delicesine korkarken bizi terk edecek insanlarla birliktelik kurarız, bir kurtarıcının gelip bizi içine düştüğümüz bataklıktan çıkarmasını bekleriz, değersiz hissettiğimizde haddinden fazla tepki veririz. Biz hiçbir eylemde bulunmadığımıza inansak dahi yanlış kişiler hep bizi bulur mesela... Bu döngülerin ardından sıklıkla kendimize sorarız: Neden hep ben? Aslında tüm bunların birer sebebi olabilir, sadece zihnimizin derinliklerinde puslu kalmış noktaları aydınlatmak gerekir belki de...

O halde sayfaları çevirmeye devam edin, hep birlikte travmalarımızı ve döngülerimizi irdeleyelim... Çünkü iyi ya da kötü duygularımız, travmalarımız, döngülerimiz bize aittir ve bizden birer parçadır. Önce sahiplenmeliyiz. İnsan kabullenmediğiyle vedalaşmaz.

Travmalarınızla yüzleşmeye ve döngülerinizden sıyrılmaya hazırsanız başlıyoruz!
<p style="text-align: right;"><em>Klinik Psikolog Selçuk Tokaç’ın kaleminden <strong>Neden Hep Ben</strong>, travmalarımızla yüzleşmemiz ve döngülerimizden sıyrılmamız için bir özgürleşme rehberi olacak.</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu His Sizin mi?</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/bu-his-sizin-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 20:17:59 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9575</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk andan bu yana etrafımız seçemediğimiz edemediğimiz gerçeklerle çevrilidir. Ailemizi seçmek elimizde değildir, genlerimizin dizilimine müdahale edemeyiz. Belki de kontrol gücüne sahip olmamanın yarattığı korkudandır dünyaya gelirken ciğerlerimizi yırtarcasına ağlamamız.</p>
Durun, hayat hakkında umutsuzluğa kapılmaya gerek yok! Çünkü kontrolü ele alıp seçenekleri değerlendirebileceğimiz başka alanlar var. Önümüzde birbirinden kesin çizgilerle ayrılan iki yol var: Zorlayıcı bir hayatı olduğundan daha olumsuz koşullarda tahayyül ederek zindan haline getirmek ya da elimizden geldiğince cennete çevirmeye çalışmak.

Bir sihirli değnekten söz etmiyoruz. Hayatımızda takılıp kaldığımız tüm gündemleri duygularımızın pusulasıyla, genetik ve epigenetik bilimlerinin ışığında gözden geçireceğiz. Evet, ailemizi değiştirmek hâlâ elimizde değil ancak zor geçen, kırık dökük bir çocukluğun üzerimizde bıraktığı enkazdan çıkmak mümkün. Çıkmayı deneyebiliriz en azından, böylelikle üzerimizdeki yıkıntıyı nesiller boyunca omzumuzda taşımak zorunda kalmayacağız. Genlerimiz aynı dizilimde kalacaklar fakat gereksiz yere yanan bir lambayı söndürür gibi tehlikeli genleri kapatabiliriz yaşantımızla. Yaşamak elbette kolay değil, kolaylaştırmak için çabaladığımız bir yola çıkacağız birlikte.

<strong>Genetik Uzm. Büşra T. Kazan</strong>, <em><strong>Bu His Sizin mi?</strong></em> ile genetik ve epigenetik bilimlerinin çatısı altında açıklamasını yapamadığınız deneyimlerinize yeni pencereler açarken hayatınızın birden fazla evresine dokunacak. Atalarınızdan aktarılan genlerinizin duygularınızı nasıl beslediğini, bu genlerden gelen hisleri çocuklarınıza aktarmadan nasıl yaşayacağınızı ve hayatınızı nasıl kolaylaştıracağınızı öğrenmeye hazır mısınız?]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esir Şehre Dönüş</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/esir-sehre-donus-ezgi-yavuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 22:46:50 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9555</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Tarihin tozlu sayfaları arasında gezinmek heyecan verici olduğu kadar hüzünlüdür. Göğsümüzü kabartan anların yanında birer gözyaşı damlası gibi kalıverir hazin öyküler. Sayfaları çevirdikçe tarihle birlikte hakkıyla yaşanamamış ömürler de dökülür satır aralarından. Kütüphanede basın tarihi araştırması yapan genç, modern kadın bu satır aralarında tesadüf etti Osmanlı zabiti Mehmet Ali Üsteğmen’e. Üsteğmenin intiharının yer aldığı gazete haberini okurken içindeki hüzün zembereğine bir kesik atıldı sanki. Bir ihtimal olsa, oraya gidebilse Üsteğmen’e anlatabilse diye düşündü. Kurtuluşa az kaldığını, memleketine ve esir şehrin insanlarına yapılanların yakında şanlı bir mücadeleyle son bulacağını anlatabilmek istedi. “Keşke!” demesi yeterliydi, kolundaki saatin akrebi geriye akarken kendini 1920 yılında buldu. Kendi ismini seçen bu modern kadın, Asiye artık hiç bilmediği bir zamanda, hiç tanımadığı insanlarla bir aradaydı! <a href="https://www.kusuratyayinlari.com/yazarlarimiz/ezgi-yavuz/">Ezgi Yavuz</a>, <strong>Esir Şehre Dönüş</strong> ile 1920 yılına sıkışıp kalan bir genç kadının hikâyesine davet ediyor okurunu. Osmanlı Kadın Hareketi, şifacı ve bakıcı kadınlar bu kitapta başrolde! Satır aralarında kalmış kadın tarihi bu kez bambaşka bir bakışla sizlerle…</p>
<p class="p1" style="text-align: left;"><em>Umutsuzlukla savaşanlara ve direnen kadınlara…</em></p>]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Cinayetin Kakofonisi</title>
		<link>https://www.kusuratyayinlari.com/dukkan-yonlendir/bir-cinayetin-kakofonisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fezasanat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2022 10:49:34 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kusuratyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=9549</guid>

					<description><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: left;">Başlangıçlara dönmek, bir durumun ya da olayın cereyan ettiği ilk anı hatırlamak her zaman zordur. Detaylar birden siliniverir aklımızdan. “Öyle miydi? yoksa “Böyle miydi?” derken bambaşka ayrıntılarda boğulurken buluruz kendimizi çoğu zaman. Bu her zaman önem teşkil etmez, nasıl hatırladığımız bazen olayın kendisini solda sıfır bırakır, anlatmanın lezzetine varırız. Ama bu kez öyle olmayacak. Şimdi sözü Maral’a veriyoruz. O sabah neler oldu? Anlat Maral, sendeyiz!</p>
“<em>O sabah, altı aydır işsiz gezen birine göre iyi uyanmıştım aslında... Epey umutlu olduğum bir iş görüşmesine gidecektim. Kenardaki paramın suyunu çektiğini, kiramı iki aydır babamın yatırdığını, her açıdan rezil durumda olduğumu unutmuş gibiydim. Hazırlanırken zaman zaman ıslık bile çaldım. Trafiği hesap ederek evden çıkmam gereken saati belirledim. Son anda kaçan çorabım yüzünden üzerimi değiştirmek zorunda kalmasaydım zamanında çıkacaktım da... Neticede on dakikalık bir gecikme yaşandı. Farkı kapamak için merdivenlerden koşa koşa indim. Topuklu ayakkabılarım, sabah sessizliğinde apartmanı inletti. Yine de hız kesmedim. Bu tarz ayakkabılara alışık olmadığım için birkaç kez düşme tehlikesi geçirdim. Neyse ki kafamı gözümü kırmadan ulaştım menzile. Sokak kapısını açmak üzereyken Herkül’ü gördüm. Sepetinin yanında, yerde yatıyordu. Gözleri buz tutmuş gibi donuktu. Ağzından, beyaz mı sarı mı olduğunu tam kestiremediğim garip bir sıvı sızıyordu. Öldüğünü hemen anladım.</em>”

Bildiğiniz tüm cinayet romanlarını unutun! Her bir detay tek tek irdelenecek, mantar pano üzerinde minicik bir boşluk kalmamacasına doldurulacak, Herkül’ün artık hayatta olmayışına kim sebep olduysa bulunacak! <strong>Hürer Ebeoğlu</strong>’nun absürt mizahın renkleriyle bezeli kaleminden <strong>Bir Cinayetin Kakofonisi: Hakikatin peşinde</strong> eğlenceli bir apartman komedisi!]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
